Ölümü gelin gibi bağrına bastın gülüm,
Yanına sevgili gibi usulca geldi ölüm.
Ölüme hayat verdi onu kucaklayışın,
Uğruna derde düştü, divane oldu ölüm.
Bir ömür özleminle yandı, kavruldu inan,
Seni tam bulduğunda elinden saldı ölüm.
Bilmem ki kaçıncı kez Miraç’a yükselirken,
Üzerine bastığın küçük bir daldı ölüm.
Eğildi, eğildi, sanki yerlere değdi,
Peşinden yüzyıllarca uykuya daldı ölüm.
Uyanınca anladı ne çabuk gittiğini,
Hasretini tadınca kendini bildi ölüm.
Geçiyorken başını okşayınca sevindi,
Gidince hem yetim hem öksüz kaldı ölüm.
Senden sonra ölüme dünya bir zindan oldu,
Başını rast geldiği âşığa çaldı ölüm.