Kara Zulüm

Dinleyin insanlar, dinleyin,
Bu yiğitlerin destanıdır.
Onların vakitleri şehadete ayarlıydı,
Gönülleri şehadete sevdalı.
Gün gelir, o sevda ile kalkılır,
O sevda ile yola çıkılırdı.
Tek sevdaya doğru…
Gariplerin sevdasıydı bu.
Gönülleri bir,
Hüzünleri bir,
Sevinçleri birdi onların.
Anlayamazdı bunu kalbi mühürlenmişler,
Anlayamazdı kendi elleriyle kendi kalplerini mühürleyenler.
Anlamadılar,
Bilemediler,
Bilemeyecekler,
Mahşere kadar.
“Siz fe eyne tezhebûn?”
Nereye bu gidiş?
Nereye kadar?

Güneşten muştularla geldi çocuklar,
Geceden sararan mevsimlerden geçtiler.

Kanla çizilir şafaklar yüreğin üstüne,
Geçilir yârdan, sevgilerden,
Ölüm üstüne.

Kara zulüm yağar gökten üstüne toprağın,
Aydınlık bir gün doğar, doğar Mekke üstüne.
Kara zulüm yağar gökten üstüne toprağın,
Kurulur yeni bir dünya, gülistan üstüne.

Elim dolanır gözlerine seherlerin,
Savaşçılar gelir ufuktan,
Cihad üstüne.

Kara zulüm yağar gökten üstüne toprağın,
Aydınlık bir gün doğar, doğar Mekke üstüne.
Kara zulüm yağar gökten üstüne toprağın,
Kurulur yeni bir dünya, gülistan üstüne.

Yağmurlarla söylenir türkü kutlu çağa,
Cihada yürür savaşçılar,
Şehadet üstüne.

Kara zulüm yağar gökten üstüne toprağın,
Aydınlık bir gün doğar, doğar Mekke üstüne.
Kara zulüm yağar gökten üstüne toprağın,
Kurulur yeni bir dünya, gülistan üstüne.

Kanla çizilir şafaklar yüreğin üstüne,
Geçilir yârdan, sevgilerden,
Ölüm üstüne.
Kara zulüm yağar gökten üstüne toprağın,
Aydınlık bir gün doğar, doğar Mekke üstüne.
Kara zulüm yağar gökten üstüne toprağın,
Kurulur yeni bir dünya, gülistan üstüne.
Ellerim dolanır gözlerine seherlerin,
Savaşçılar gelir ufuktan,
Cihad üstüne.
Yağmurlarla söylenir türkü kutlu çağa,
Cihada yürür savaşçı,
Şehadet üstüne.

Ezgi Sözleri © 2026